Home » 2014 » Januar

Monthly Archives: Januar 2014

Kalender

Januar 2014
M D M D F S S
    Jul »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Edep Tâcı

 Edep Tâcı

Edep kelimesi, Türkçemizde  terbiye, güzel ahlâk, iyi davranış, incelik, kibarlık, nazlılık gibi manaları bünyesinde taşımaktadır.1 İlk sûfilerden İbn Ata, edebi: “Ameli güzelleştiren hususlar üzerinde durmak”, Abdullah bin Mübarek ise: “Kendini tanıma” şeklinde tarif etmektedir.2 Bu tanımları artırmak mümkündür. Zira edeb kavramına tanım getiren her şahıs veya müellif konuya kendi dünyasının sınırları içerisinde bakmakta, bu sınırların kendisine lutfettiği ufuk ölçüsünde tanım koymaktadır. Ama getirilen bütün bu tanımlarda görülen ortak nokta bu kelimeye rengini, tadını ve kokusunu veren “güzel ahlâk” kavramının odak olarak kullanılmasıdır. Binaenaleyh biz de bu noktadan hareketle zaman zaman çalışmamızda güzel ahlak ve edeb kavramlarını ister istemez içiçe ele alacağız.

(mehr …)

Allah Kibredenleri Sevmez

Allah Kibredenleri Sevmez

Lisan-i Nebî’nin “Hakk’ı iptal, halkı tahkir”[1] olarak tanımladığı kibr, Türkçe’mizde tevazu kelimesinin zıttı olarak büyüklük, ululuk, azamet, büyüklük taslama, kendisini üstün sayma, büyüklenme, gurur gibi manaları bünyesinde taşımaktadır.[2] Kibir kelimesi ile zaman, zaman beraber kullanılan ucub kelimesi ise, kişinin mutlak surette kendisini beğenmesi olarak tarif edilebilir. İmam-i Gazali ucbu kibrin sebeplerinden birisi olarak zikrederek, ucbun insanı, kibre sevk ettiğini ve ondan kibir doğduğunu ifade etmektedir.[3]

(mehr …)

Allah Sabredenlerle Beraberdir

Allah Sabredenlerle Beraberdir

Sabır, Kuran-i Celil ve hadis metinlerinde yoğun bir şekilde konu edinilerek, işlenilen, içerisinde insanlar için pek çok hikmetin ve menafinin bulunduğu, ehline dünya ve ahiret saadetinin kapılarını aralayacak kutlu bir anahtardır. Sabır, sebeplere sarıldıktan sonra başa gelen bela ve sıkıntılarda isyan etmeden, refah ve huzur ortamında ise gurur ve kibir duygusuna kapılarak özde derin yaralar açmadan, müsebbibe yönelerek O’na (c.c.) sığınmanın, O’na ram olmanın, O’ndan yardım beklemenin diğer adıdır. Sabır, kesrette vahdeti keşfetmek üzere yola çıkan her Hak erinin geçmek zorunda olduğu kaçınılmaz bir durak, Mutlak Sevgili’nin (c.c.) hasretiyle yanan sevda yüklü yanık yürekler için de, yine Huda tarafından kendilerine indirilmiş bir teselli namedir. Sabır, tevhidin kokusu tepeden tırnağa üzerlerine sinmiş olan ehl-i aşıkın temel vasıflarından birisi, hayatın her alanında başarıya talip olan her ferdin ise, her zaman hecelemek zorunda olduğu ulvi bir paroladır…

(mehr …)